|
|
ÖZBEKİSTAN
Özbek halkının tarihinin ilk dönemlerine ait bilgi yoktur. Özbeklere
bu ad, ilk olarak 1313-1340 yılları arasında hüküm süren Altınordu
Hükümdarı Gıyaseddin Muhammed Özbek tarafından verildi. Timur Hanın
ölümü üzerine zayıflayan Timur İmparatorluğu topraklarının Aral Gölü
ve Seyhun Irmağının kuzeyindeki bölgede dağınık olarak yaşıyan
Özbekler, Ebü’l-Hayr’ın idaresinde toplanarak, 1428’de onu
kendilerine han ilan ettiler. Kısa zamanda kuvetlenerek çevredeki
diğer boyları da hakimiyetleri altına aldılar.
CeyhunIrmağı kıyısındaki Sığnak, Arkuk, Suzak, Özkent gibi şehirleri
ele geçirdiler ve bunlardan Sığnak’ı başşehir yaptılar. Türkistan
taraflarına düzenlenen seferlerde Kalmuklara mağlup olunca, bu
durumdan istifade eden Kanay veCanibek adlı başbuğlar bazı Özbekleri
de yanlarına alarak Çağatay Hanına sığındılar. Bölgeden ayrılan bu
Özbeklere Kazak veya Kırgız kazakları adı verildi.
Ebü’l-Hayr’ın vefatından sonra Özbekler, Çağatay-Moğol hükümdarı
Yunus Hana yenilerek dağıldılar. Ebü’l-Hayr’ın oğlu Şah Budak, Yunus
Han tarafından öldürüldü. Dağılan Özbekler Şah Budak’ın oğlu
Muhammed Şeybek’in (Şeybani) etrafında toplandılar. Bu tarihten
itibaren Şeybaniler adıyla da anılan Özbekler 1500
yılındaTimuroğulları Devletindeki iç karışıklıktan istifade ederek
Buhara’yı zabtedip, Timur Hanedanına son verdiler. Harezm ve Hive’yi
ele geçiren Özbekler, Çağatay Hükümdarı Babür’ü mağlup ettiler. Belh,
Herat ve Taşkent’i zapteden Özbekler, Orta Asya’nın en güçlü devleti
haline geldiler.
Özbekler bir ara Safevilere karşı yenildiler ve bazı bölgeler
ellerinden çıktı ise de 1512’de buraları geri aldılar. Özbek
hakimiyeti 16. yüzyıl boyunca Maveraünnehr’de devam etti. 1598’de
İkinci Abdullah Hanın vefat etmesinden altı ay sonra oğlu
Abdülmü’min de kendisine bağlı taraftarlarca öldürülünce, Özbekler
ülkesinin hakimiyeti,Şeybanilere akraba olan Canoğullarına (Astırhan
Hanları) geçti.
Özbekler on altıncı asır boyunca İran’dakiŞii-Safevilerle devamlı
olarak savaştılar. Ehl-i sünnet olanOsmanlılar ve Hindistan’daki
Babürlülerle iyi münasebetler kurmaya çalıştılar. 17 ve 18. yüzyılın
ortalarına kadar Astırhanlar Hanlığının hakimiyeti altında kaldılar.
1740’ta Nadir Şah tarafından Astırhanlar Hanlığı yıkıldı.
Nadir Şahın vefatından sonra, hakimiyet Canoğullarının yerine
Mangıthanlar Sülalesine geçti. Bu sülale hakimiyetlerini 1860’a
kadar devam ettirdi. 1860’tan itibaren Türkistan içlerine doğru
ilerleyen Rusların himayesinde yarı bağımsız olarak devam eden
Buhara Hanlığının hakimiyetinde kalan Özbekler, Rusların çeşitli
baskıları altında yaşadılar.
Bugün Özbekistan’ın bulunduğu toprakların büyük bir kısmı 19. asırda
Hive, Buhara ve Hokand hanlıklarının idaresi altında bulunuyordu.
1917 Sovyet Devrimi ardından, bölgede Özbeklerin ve diğer
Müslümanların hemen hiç söz sahibi olmadığı bir geçici hükümet
kuruldu. Aralık 1917’de Hokand’da bir milli kongre toplayan
Müslümanların Mustafa Çokayev başkanlığında kurdukları hükumet
1918’de gönderilen Rus askerleri tarafından devrildi.
Darbeden sonra yeni yönetime karşı Basmacı ayaklanması olarak
bilinen bir direniş hareketi başladı. Harezm ve Buhara Sovyet Halk
Cumhuriyetlerinin kurulması Basmacı Ayaklanmasının yayılmasına sebep
oldu. Türkistan Komisyonunun 1922’de başlattığı reformlar
neticesinde ayaklanma etkisini kaybetti.
1924’te Orta Asya ve Kazakistan’da sınırları etnik temellerde tekrar
belirleyen düzenleme ile Harezm, Buhara ve Türkistan cumhuriyetleri
dağıtılarak bölge toprakları Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan,
Türkmenistan ve Kazakistan arasında paylaştırıldı. Sovyetler
Birliğinde 1989’da başlayan yenileşme hareketleri neticesinde,
Özbekistan 1991 Ağustosunda bağımsızlığını ilan etti. Daha sonra
kurulan Bağımsız Devletler Topluluğuna bağlandı.
|