Osmanlı imparatorluğu 1600 den 1922 arasındaki olaylar,Küçük kaynarca antlaşması
Osmanlı
Delveti, 17.
yüzyıla
(1600)
dünyanın en
güçlü
devleti
olarak
girdi. Ancak
bu yüzyılda
devlet
yönetiminde
büyük
aksaklıklar
ortaya
çıktı.
Devletin
dayandığı
askerî
sistem ve
tımar
sistemi
bozulmaya
başladı.
Buna bağlı
olarak
ekonomi de
bozuldu Bu
da sosyal
hayatı
olumsuz
olarak
etkiledi. Bu
bozulmalara
paralel
olarak çıkan
iç isyanlar
devlet
otoritesini
zayıflattı.
Diğer yandan
dış
ülkelerle
savaşlar da
Osmanlı
Devleti’ni
uğraştırdı.
Bu devirde
geleceğe
yönelik
yenilikler
ve devlet
düzenini
iyileştirme
çalışmaları
yapıldı.
Fakat arzu
edilen sonuç
elde
edilemedi.
17. yüzyılda
merkez ve
taşra
yönetiminin
bozulması
sonucunda
istanbul’da
isyanlar
çıktı.
Yeniçeri ve
sipahiler in
çıkardığı bu
ayaklanmalar
huzur ve
güvenin
bozulmasına
yol açtı.
Anadolu’da
ise daha çok
ekonomik
durumun
bozulmasından
dolayı
Celâli
isyanları
adı verilen
ayaklanmalar
çıktı.
Celâli”
isyanlarının
çıkmasında;
eyaletlerde
yönetimin
yetersiz
kişilerin
eline
geçmesi,
yolsuzluk ve
baskıların
artması
önemli bir
rol
oynamıştır.
Celâlî
isyanları,
devleti uzun
süre
uğraştırmıştir.
Anadolu’da
düzen ve
mgüven
bozulmuş,
ekonomik
hayat
olumsuz
yönde
etkilenmiş,
üretim
azalmıştır.
XVII.
YÜZYILDA
OSMANLI
DEVLETiNiN
DIŞ SiYASETi
Doğu
Siyaseti:
17.yüzyılda
Osmanlı
Delveti
doğuda, daha
önceki
yüzyılda
olduğumgibi
iran ile
savaştı.
Kanunî
döneminde
Amasya
Antlaşması
imzalanmış,
bir süre
için barış
sağlanmıştı.
Fakat
Osmanlıların
batıda
Avusturya
ile
savaşması ve
Anadolu’daki
Celâlî
ayaklanmalarını
fırsat bilen
iran,
Osmanlı
topraklarına
saldırdı.
1603′de
başlayan
savaşlar
aralıklarla
devam ederek
1639′da Kasr-ı
şirin
Antlaşması
ile sona
erdi. Bu
antlaşmaya
göre; Bağdat
Osmanlılara.
Revan ve
Azerbaycan
iran’a
bırakıldı.
Bugünkü
Türk-iran
sınırı büyük
ölçüde bu
antlaşma ile
çizilmiştir.
Avrupa
Siyaseti:
Osmanlı
Devleti,
17,yüzyılda
Lehistan-Venedik-Avusturya
ile
savaşmıştır.
Bu
savaşların
bazılarında
başarılı
oldu,
bazılarında
da yenildi.
Lehistan’ın
Boğdan’a
saldırısı
ile 1620′de
başlayan
(Il.Osman
dönemi)
Osmanlı-Lehistan
savaşları
1672′de
(IV.Mehmet
dönemi)
sonuçlandı.
Bucaş
Antlaşması
ile ;
Podolya.
Osmanlılara
bırakıldı.
Venedik ile
Akdeniz
üstünlüğü
için
mücadele
yapıldı. Bu
dönemde en
önemli olay,
Girit
adasının
fethidir.
Girit,
Venediklilerin
elindeydi.
1645′de
kuşatılan
Girit Adası,
Sadrâzâm
Köprülü
Ahmet
Paşa’nın
gayretleriyle
ancak 1669da
alındı. Bu
dönemde
Osmanlı
Devleti ile
Avusturya
arasında
önemli
savaşlar
yapıldı.
1693 ve 1606
yılları
arasında
süren ilk
savaş
sonucunda
Zitvatorok
Antlaşması
imzalandı.
Buna göre;
Eğri,
Kanije,
Estergon
kaleleri
Osmanlılarda
kaldı.
1662′de
yeniden
başlayan
savaş.
1664′de
Vasvar
Barışı ile
sonuçlandı.
Uyvar Kalesi
Osmanlılarda
kaldı. 1681
de tekrar
bozulan
Osmanlı-Avusturya
ilişkileri,
Merzifonlu
Kara Mustafa
Paşa’nın
Viyana
üzerine
yürütülmesi
ile başladı.
Kale
kuşatıldı,
fakat
Viyana’ya
yardım
gelmesi
üzerine
Osmanlı
ordusu geri
çekildi
(1683). Bu
yenilgi
Avrupa’da
büyük sevinç
yarattı.
Osmanlıları
Avrupa’dan
atmak için
bir ittifak
yaptılar.
Kutsal
ittifak adı
altında
Avusturya,
Lehistan,
Venedik,
Malta ve
daha sonra
Rusya
birleştiler,
Osmanlı
topraklarına
saldırdılar.
Kutsal
ittifak
devletleri
ileOsmanlılar
arasında
yapılan
savaşlar,
aralıklarla
1699 yılına
kadar sürdü.
1699′da
Avusturya,
Lehistan
Venedik ile
Osmanlılar
arasında
Karlofça
Antlaşması
imzalandı.
Bu antlaşma
ile:
*Macaristan
Avusturya’ya,
*Mora
Venediklilere,
*Podolya ve
Ukrayna
Lehistan’a
bırakıldı.
Rusya ile
bir yıl
sonra
istanbul’da
bir anlaşma
imzalandı
(1700). Buna
göre
Karadeniz’deki
Azak Kalesi
Rusya’ya
verildi.
Karlofça
Antlaşması
ile Osmanlı
Delveti ilk
defa toprak
kaybına
uğradı. Orta
Avrupa’da
Osmanlı
egemenliği
sona erdi.
II. Viyana
bozgunu ile
başlayan
Türklerin
geri
çekilmesi,
Mustafa
Kemal’in
önderliğindeki
Kurtuluş
Savaşımızın
dönüm
noktası olan
1921′de
Sakarya
Meydan
Muharebesi
ile son
bulmuştur.
Kaybedilen
Toprakları
Kurtarma
Çalışmaları
18.yüzyılda
Osmanlı
Devleti’nin
siyasî
ilişkilerinin
temelinde;
“Karlofça
Antlaşması
ile
kaybedilen
toprakların
geri
alınması”
düşüncesi
yer
alır.Rusya,
Avusturya,
Fransa ile
yapılan
savaşlarda
ne yazık ki
Osmanlı
Devleti yine
toprak
kaybetmeye
devam etti.
Rusya ile
yapılan
savaş
sonucunda
1711′de Prut
Antlaşması
imzalandı.
Azak Kalesi
Rusya’dan
geri alındı.
Venedik ile
1715 de
başlayan
savaşta
.başarılı
olan Osmanlı
orduları,
Avusturya’nın
Venedik
yanında
savaşa
girmesi ile
yenilmeye
başladı.
1718′de
Pasarofça
Antlaşması
yapıldı.
Buna göre;
Belgrad ve
Temmeşvar
bölgesi,
Avusturya’ya
verildi.
Mora ise
Osmanlılara
bırakıldı.
Osmanlı
Delveti,
Pasarofça
Antlaşmasından
sonra bir
barış
ortamına
girdi.
1718-1730
yılları
arasındaki
bu döneme
Lâle Devri
adı verilir.
Lâle
Devri’nin en
önemli
yenilik
hareketi
istanbulda
ilk
matbaanın
kurulmasıdır
(1727). Bu
devirde
sanat ve
mimarîde
gelişmeler
görülmüş,
istanbul’da
yeni bir
hayat tarzı
yaşanmıştır.
Rusya ile
1736′da
savaş
yeniden
başladı.
Rusya
Kırım’ı
işgal edip,
Azak
Kalesi’ni
geri aldı.
Avusturya’da
Rusya’nın
yanında
savaşa
girdi.
1739′da iki
devlet ile
Belgrad
Antlaşmaları
imzalandı.
Bu
antlaşmalarda
Osmanlı
Devleti
önemli
kazançlar
sağlamıştır.
Belgrad
Antlaşmalarının
imzalanmasında
Fransa,
arabulucu
olarak rol
oynamıştı.
Bu nedenle
Osmanlı
Devleti.
1740 yılında
Fransa’ya
yeni ticarî
haklar
tanıdı. Buna
göre;
tanınan
ticari
haklar her
Osmanlı
padişahı
tarafından
kabul
edilerek
devam
edecekti.
Oysa, ilk
kapitülasyonlar,
her iki
ülkenin
hükümdarının
hayatı
boyunca
geçerliydi.
Kapitülasyonlar
daha
sonraları
diğer Avrupa
ülkelerine
de tanınmış,
nihayet 1923
Lozan Barış
Antlaşması
ile tamamen
kaldırılmıştır.
18. yüzyılda
Osmanlı
Devleti’nin
Rusya ile
olan
ilişkileri
çok
önemlidir.
Küçük
kaynarca
antlaşması
1768′de
Rusya’nın
Lehistan’ı
nüfuzu
altına almak
istemesi
üzerine
başlayan
Osmanlı- Rus
savaşı
1744′de sona
erdi. Rusya
ile Küçük
Kaynarca
Antlaşması
yapıldı.
Buna göre;
*Kırım
bağımsız
oldu,
*Azak Kalesi
Rusya’ya
verildi.
*Rusya
istanbul’da
devamlı bir
elçi
bulundurma
ve
*Osmanlı
Devleti’ndeki
Ortodoksları
koruma
hakkını elde
etti.
Böylece
Rusya,
Osmanlı
Devletinin
iç işlerine
karışma
hakkını elde
ediyordu. Bu
antlaşma ile
istanbul ve
Boğazlar Rus
tehlikesine
açık hale
geldi.Karadeniz’deki
Türk
egemenliği
sona erdi.
Zaten bir
süre sonra
da Rusya,
Kırım’ı
işgal etti
(1783).
Küçük
Kaynarca
Antlaşmasından
Sonraki
Gelişmeler
Osmanlı-Rus
Savaşı:
Rusya’nın
Osmanlı
topraklarında
yayılma
politikası
sonucunda,
Rusya ile
Osmanlı
Devleti’nin
arası
1787′de
yeniden
açıldı.
Avusturya da
aynı amaçla
Rusya’nın
yanında yer
aldı. Ancak,
kayda değer
bir başarı
elde
edilemedi.
Avusturya
ile 1791′de
Ziştovi,
Rusya ile
1791′de Yaş
Antlaşması
yapılarak
savaşa son
verildi.
Osmanlı-Fransa
Savaşı:
Fransa,
gücünü
gittikçe
kaybeden
Osmanlı
bölgesi olan
Mısır’a göz
dikmişti.
Ünlü general
Napolyon
komutasındaki
bir Fransız
donanması
Mısır’a
asker
çıkardı
(1798).
Osmanlılar,
Fransa’ya
karşı Rusya
ve ingiltere
ile anlaştı.
Napolyon ise
Suriye’de
Akka
Kalesini
kuşattı.
Ancak kaleyi
savunan
Cezzar Ahmet
Paşa
komutasındaki
Nizam-ı
Cedit
Ordusuna
yenilerek
geri
çekildi.
Daha sonra
yapılan
anlaşma ile
Fransız
kuvvetleri,
Mısır’dan
geri çekildi
(1801),
Milliyetçilik
Hareketleri
Sırp isyanı:
Sırbistan,
Fatih
döneminde
Osmanlı
yönetimine
girmişti.
Osmanlılar,
Sırplara din
ve dil
özgürlüğü
tanıdılar ve
Sırplar
yüzyıllarca
huzurlu ve
rahat bir
hayat
yaşadılar.
Fransız
ihtilâli’nden
sonra
aralarında
milliyetçilik
düşüncesi
yayılmaya
başlayan
Sırplar
Rusya’nın da
kışkırtması
sonucunda,
bağımsızlık
için
ayaklandılar
(1804).
Zaman zaman
Sırplara
bazı
ayrıcalıklar
tanındıysa
da 1878 de
yapılan
Berlin
Anlaşması
ile tam
bağımsızlık
kazandılar.
Yunan isyanı:
Osmanlı
yönetiminde
yaşayan
Rumlar da
tıpkı
Sırplar gibi
din, dil ve
ticaret
özgürlüğüne
sahiptiler
ve rahat bir
hayat
sürüyorlardı.
Onlar da
Rusya’nın
kışkırtması
ile
bağımsızlık
hareketlerine
başladılar,
istanbul’u
alarak,
Bizans
imparatorluğunu
yeniden
kurmayı
amaçlıyorlardı.
Bu nedenle,
cemiyetler
kurarak
propagandaya
başladılar.
Yunan isyanı
1821′de
Mora’da
başladı.
1828′de
başlayan
Osmanlı Rus
savaşı
sırasında
daha da
gelişti. Bu
savaş
sırasında;
Osmanlı ve
Mısır
donanması
Navarin
Limanı’nda
ingiltere,
Fransa ve
Rusya’nın
saldırısına
uğrayarak
yakıldı.
1829 yılında
Rusya ile
yapılan
Edirne
Antlaşması
ile de
Yunanistan
bağımsız
oldu.
Mısır
Meselesi:
Yunan
isyanını
bastırmakta
zorlanan
Osmanlı
Devleti,
Mısır valisi
Mehmet Ali
Paşa’dan
yardım
istemişti,
isyan
bastırıldıktan
sonra
padişah II.
Mahmut,
Mehmet Ali
Paşa’ya Mora
valiliğini
veremedi, O
nun başka
isteklerini
de reddetti.
Bunun
üzerine
M.Ali Paşa.
Osmanlı
Devletine
savaş ilân
etti.
Osmanlı
kuvvetleri
ardarda
yenildi. Zor
durumda
kalan
Osmanlılar,
Rusya’dan
yardım
istedi. Rus
kuvvetlerinin
Boğazlara
gelmesi
üzerine,
endişeye
kapılan
ingiltere ve
Fransa araya
girdiler.
Osmanlılar
ile Mehmet
Ali Paşa
arasında
Kütahya
Anlaşması
yapıldı
(1833). Aynı
yıl,
Mısır’dan
tekrar
gelebilecek
tehlikeye
karşı Rusya
ile bir
ittifak
yapılarak
Hünkâr
iskelesi
Anlaşması
imzalandı.
1839′da
Mehmet .Ali
Paşa, savaşı
tekrar
başlattı.
Osmanlı
ordularının
yenilmesi
üzerine Rus
kuvvetlerinin
boğazlara
gireceğinden
korkan
Avrupa
devletleri,
Londra
Konferansı’nı
topladılar
(1840). Bu
konferansta
Mısır
valiliği
babadan
oğula geçmek
üzere Mehmet
Ali Paşa’ya
verildi.
1841 de
yapılan bir
sözleşme ile
boğazların
savaş
gemilerine
kapalı
tutulması
kabul
edildi.
Kırım
Savaşı:
Rusya,
Osmanlı
Devleti
üzerindeki
haklarından
vazgeçmek
bilmiyordu.
Gönderdiği
bîr elçi
aracılığı
ile Osmanlı
ülkesindeki
Ortodoks
halkın
koruyuculuğunu
istedi. Bu
isteği
reddedilince
Eflak ve
Boğdan’ı
işgal etti.
1853′de
Rusya’ya
savaş ilân
ettik. Bu
savaşta
ingiltere ve
Fransa,
Osmanlı
Devleti’nin
yanında yer
aldı ve
Rusya’ya
karşı
savaştı
(1854).
Kırım ele
geçirildi,
Rus tersane
ve donanması
yakıldı.
1856′da
Paris
Antlaşması
yapıldı.
Aynı yıl
Osmanlı
Devletî
Islahat
Fermanı’nı
yayınladı.
Bu ferman
ile Müslüman
olmayan
halka yeni
haklar
verildi,
Müslümanlara
eşit haklar
tanındı.
Böylece,
Avrupa
devletlerinin
Osmanlıların
iç işlerine
karışması
önlenmeye
çalışılmıştır.
Balkan
devletleri
arasında
(Bosna,
Hersek.
Bulgaristan)
Panislavizm
(ı)
hareketleri
başlayınca,
bu Balkan
bunalımını
çözmek için
istanbul’da
milletler
arası bir
konferans
toplandı. Bu
konferansın
açıldığı gün
Osmanlı
Devleti,
Kanun-i
Esasî’yi
ilân etti.
Kanun-i
Esasî
(anayasa)’nın
ilân
edilmesi ile
Meşruıtiyet
yönetimine
geçildi.
(1876).
Fakat I.
Meşrutiyet
yönetimi
uzun ömürlü
olmadı.
Padişah II.
Abdülhamit,
Osmanlı- Rus
Savaşı’nm
meclis
çalışmalarını
etkilediğini
bahane
ederek
Mebuslar
Meclisi’ni’
kapattı.
Devleti yine
mutlakiyetle
yönetmeye
devam etti.
(ı) Slav
asıllı bütün
halkları
aynı yönetim
altında
toplama
amacı güden
politik
akım. islâv
birliği.
1877-1878
Osmanlı-Rus
Savaşı:
Rusya’nın
Paris
Antlaşması’nı
tek taraşı
bozması
üzerine
Osmanlı Rus
Savaşı
yeniden
başladı.
Ruslar
Kars’ı ele
geçirdiler,
Erzurum
yakınlarına
kadar
geldiler,
Fakat geri
püskürtüldüler.
Balkanlarda
ise. Tuna
nehrini
aşıp Plevne
önlerine
geldiler.
Gazi Osman
Paşa,
Plevne’yi
çok iyi
savundu.
Fakat
yenilince,
Ruslara
istanbul
yolu açılmış
oldu.
Osmanlı
Devleti
barış
istedi.
1878′de
Ayastefanos
Antlaşması
yapıldı.
Ancak bu
anlaşma
yürürlüğe
girmedi.
Aynı yıl
Berlin
Antlaşması
imzalandı.
Bu anlaşma
ile
Sırbistan,
Romanya,
Karadağ
bağımsız
oldu. Kars,
Ardahan,
Batum
Rusya’ya
verildi
(1878).
Ermeni
Meselesi:
Osmanlı
ülkesinde
yaşayan
Ermeniler,
devlete
bağlılıklarıyla
tanınıyorlar
ve önemli
mevkilerde
görevler
alıyorlardı.
Amaçları
Osmanlı
Delveti’ni
parçalamak
olan Avrupa
devletleri
(Rusya,
ingiltere,
Fransa),
Ermeniler’i
kışkırtmaya
başladılar.Özellikle
Rusya,
1877-78
savaşı
sırasında
Ermenilere
bağımsızlık
vaad etti.
Ermeniler,
Berlin
Antlaşmasından
sonra büyük
ölçüde
teşkilâtlanmaya
başladılar.
Amaçları
Doğu
Anadolu’da
bir devlet
kurmak olan
Ermeniler,
birçok olay
yarattılar,
ayaklanmalar
çıkardılar.
Fakat
Osmanlı
Devleti
bütün bu
olayları
önledi.
I.Dünya
Savaşı
sırasında da
devam eden
Ermeni
sorunu,
1920′de TBMM
Hüküımetle
ilk yapılan
Gümrü
Antlaşması
ile sona
erdi.
1877-1878
Osmanlı-Rus
Savaşı
sırasında ve
daha sonra
Osmanlı
Devleti’nin
içine
düştüğü zor
durumdan
yararlanan
Avrupa
devletleri,
Osmanlı
topraklarını
işgal etmeye
başladılar.
1878′de
ingiltere
Kıbrıs’ı,
1881′de
Fransa
Tunus’u,
1882′de
ingiltere
Mısır’ı
işgal
etti.I908′de
Bulgaristan
bağımsız
oldu. Aynı
yıl
Girit,Yunanistan’a
bağlandı.
II.
Meşrutiyet:
Padişah II.
Abdülhamit,
1878′de
Osmanlı
Mebuslar
Meclisi’ni
kapatıp,
Meşrutiyet
yönetimini
sona
erdirmişti.
Bu durum
meşrutiyet
yanlılarının
hoşuna
gitmiyordu.
Genç
Türkler’in
(meşrutiyet
yanlıları)
ve ittihat
Terakki
Cemiyeti’nin
çalışmaları
sonucunda
meşrutiyet
yönetimi
yeniden
getirildi.
II.
Abdülhamit,
meclisi açtı
ve anayasayı
uygulamaya
koydu.
Böylece II.
Meşrutiyet
ilân edildi
(1908).
Fakat bir
süre sonra
istanbul’da
meşrutiyet
yönetimini
yıkmayı
amaçlayan
bir
ayaklanma
çıktı. Bu
olaya 31
Mart Olayı
denilir.
Selanik’ten
gelen
Hareket
Ordusu
ayaklanmayı
bastırdı. Bu
olaydan
sonra
II.Abdülhamit,
tahttan
indirildi,
yerine
V.Mehmet,
padişah
oldu.
Trablusgarp
Savaşı:
Trablusgarp
Savaşı
1911′de
italya’nın,
Osmanlı
toprağı olan
Kuzey
Afrika’daki
Trablusgarb’a
saldırması
ile başladı.
Bu sırada,
bazı
subaylar
gizlice
Trablusgarp’a
giderek
yerli halkı
savundular.
Bu
subaylardan
biri de
Mustafa
Kemal’di.
Mustafa
Kemal,
Tobruk ve
Derne’de
italyanlara
karşı
başarılar
kazandı.
Balkan
Savaşı’nın
başlaması
üzerine,
italya ile
1912′de Uşi
Antlaşması
yapıldı.
Trablusgarp
italya’ya
bırakıldı.
Böylece.
Osmanlı
Devleti
Kuzey
Afrika’daki
son
toprağını da
kaybetmiş
oldu.
Balkan
Savaşları:
Osmanlı
Devleti’nin
Trablusgarp
Savaşı ile
uğraşması
Balkan
devletlerini
harekete
geçirdi.
Bulgaristan,
Sırbistan,
Yunanistan
ve Karadağ
aralarında
bir anlaşma
yaparak
saldırıya
geçtiler
(1912).
Amaçlan,
Türkleri
Balkanlar’dan
atmaktı.
Rusya’nın da
desteklediği
bu
devletlerle
Osmanlı
Devleti
birçok
cephede
savaştı.
Fakat
başarılı
olamadı.
Balkanlar’daki
topraklarının
büyük bir
kısmını
kaybetti. Bu
durumdan
yararlanan
Arnavutluk
da
bağımsızlığını
ilân etti
(1912). I.
Balkan
Savaşı.
Londra
Antlaşması
ile sona
erdi (1913).
Buna göre
Osmanlı
Devleti,
Midye-Enez
çizgisinin
batısında
kalan
topraklarını
Balkan
devletlerine
terketti.
Osmanlı
Devleti’nin
terkettiği
toprakları
aralarında
paylaşamayan
Balkan
devletleri
birbirine
düştü.
Onların
birbirleriyle
savaşmalarından
yararlanan
Osmanlılar.
Edirne ve
Kırcaali yi
geri aldı.
II. Balkan
Savaşı’nda
Bulgaristan
yenildi.
II.Balkan
Savaşı
sonunda
Osmanlı
Delveti,
Bulgaristan
ile istanbul
Antlaşması.
Yunanistan
ile Atina
Anlaşması’nı
yaptı (1913)
I. Dünya
Savaşı:
Fransız
ihtilâlinden
sonra
Avrupa’da
milletler
bağımsızlık
mücadelesine
girişerek
millî
devletlerini
kurmaya
başladılar.
Avrupa’da
hızla
sanayileşme
başladı.
Sömürge elde
etme
çabaları
arttı.
Devletler,
aralarında
bloklaşmaya
başladılar.
Bunun
sonucunda;
Almanya,
Avusturya-Macaristan
ve italya
Üçlü ittifak
Devletleri
olarak
birleşti. Bu
birliğe
karşı;
ingiltere,
Fransa ve
Rusya da
Üçlü itilâf
grubunu
oluşturdu.
Bu
devletlerin,
aralarında
başlattıkları
ekonomik
yarış.
hammadde ve
yeni pazar
arayışları,
özellikle
Almanya ve
italya’mn
sömürge elde
etme
istekleri,
Balkanlar’da
devam eden
çatışmalar,
Almanya ve
Fransa
arasında var
olan
anlaşmazlık
, savaşın en
önemli
nedenleri
arasında
sayılabilir.
I. Dünya
Savaşı.
1914′de
Saraybosna
şehrini
ziyaret eden
Avusturya-Macaristan
imparatorluğu
veliahtının
bir Sırplı
tarafından
öldürülmesi
üzerine
bağladı.
Avusturya,
Sırbistan’a
savaş açtı.
Rusya
Sırbistan’ı,
Almanya ise
Avusturya’yı
destekledi.
Kısa zamanda
üçlü itilâf
ve ittifak
devletleri
birbirine
girdi. Savaş
başladıktan
sonra
italya,,
itilâf
devletlerinin
yanında,
Bulgaristan
ve Osmanlı
Devleti de
ittifak
grubunda yer
aldı.
Değişik
zamanlarda
Japonya,
Romanya,
Yunanistan.
ABD de
savaşa
katıldılar.
Osmanlı
Devleti’nin
Savaşa
girmesi:
Savaş
başladığı
sırada
Osmanlı
Devleti
tarafsız
kaldı.
itilaâf
devletleri,
Osmanlı
Devleti’nin
savaşa
girmesini
istemiyordu.
Buna
karşılık
Almanya ise.
Osmanlı
Devleti’nin
kendi
yanında
savaşa
katılmasını
istiyordu.
Bazı devlet
adamları da
böyle
düşünüyorlardı.
Enver Paşa
ve diğer
yetkililer
Almanya ile
gizli bir
anlaşma
yaptılar. Bu
sırada
ingiliz
donanmasından
kaçan iki
Alman savaş
gemisi
Osmanlı
Devletine
sığındı. Bu
gemiler daha
sonra
Karadeniz’e
açılarak Rus
limanlarını
bombaladı.
Bunun
üzerine önce
Rusya,
sonra: diğer
itilâf
devletleri
Osmanlılara
savaş açtı.
Böylece
Osmanlı
Devleti,
Almanya’nın
yanında
savaşa
girmiş oldu
(1914).
Osmanlı
Devletinin
savaşa
girmesi,
savaşın çok
geniş bir
alana
yayılmasına
yol açtı ve
cephe
sayısını
arttırdı.
Osmanlı
Devleti,
I.Dünya
Savaşı
sırasında
bir çok
cephede
savaştı.
Bunlar;
Kafkasya.
Kanal, Hicaz
ve Yemen.
Irak, Suriye
ve Filistin,
Galiçya,
Makedonya,
Çanakkale
cepheleridir.
Osmanlı
Devleti bu
cephelerden
Çanakkale’de
çok üstün
başarılar
elde etti.
ingiltere ve
Fransa.
Rusya’ya
yardım
götürmek
için
Çanakkale
Boğazı’nı
geçmek
istediler.
Ayrıca
istanbul ve
Boğazları
alarak.
Osmanlı
Devleti’ni
savaş dışı
bırakmayı
düşündüler.
Fakat
Boğaz’ı
geçme
girişimleri
başarılı
olamadı (18
Mart 1915).
Boğazı
geçmeyeceklerini
anlayınca.
Gelibolu
Yarımadası’na
asker
çıkardılar.
Burada da
karşılarında
Mustafa
Kemal ve
Türk
askerlerini
buldular.
Yenilerek
geri
çekildiler.
Türkler.
istanbul’u
ve Boğazları
büyük bir
tehlikeye
karşı
korudular.
Bu cephede
Türk ordusu
kesin bir
zafer
kazanmıştır.
1917′de
Rusya
savaştan
çekildi.
1918′de ise
ABD. itilâf
grubunun
yanında yer
alarak
savaşa
girdi.
Amerika’nın
savaşa
girmesi,
itilâf
grubunu
güçlendirdi.
Savaş,
1918′de
ittifak
Devletlerinin
yenilgisiyle
sonuçlandı.
Osmanlı
Devleti de
30 Ekim
1918′de
Mondros
Ateşkes
Antiaşması’nı
imzalamayarak
savaştan
çekildi.(Bu
antlaşmanın
önemli
maddelerini
öğreniniz.)
Mondros
Ateşkes
Antlaşması
ile Osmanlı
Devleti
fiilen yok
oluyordu.
itilâf
Devletleri,
Türk yurdunu
işgal etmeye
başladılar.
Fakat, Türk
halkı bu
haksız
işgallere
karşı çıktı.
Bütün varını
yoğunu
ortaya
koyarak
kurtuluş
mücadelesini
gerçekleştirdi.
Mustafa
Kemal’in
önderliğinde
başarıya
ulaştı. Yeni
bir Türk
devleti
kuruldu. 1
Kasım
1922′de de
saltanatın
kaldırılmasıyla
Osmanlı
Devleti
tarihe
karışmıştır.


